Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun kadim topraklarından Karadeniz’in yemyeşil dağlarına uzanan, özenle planlanmış 13 günlük özel bir yolculuğa hazırlanın. Gaziantep’ten Trabzon’a uzanan bu rota; Mezopotamya’nın medeniyet beşiğini, UNESCO miraslarını, taş mimarili şehirleri ve eşsiz doğal manzaraları tek ve kesintisiz bir programda bir araya getirir.
Bu program klasik bir turdan çok daha fazlasıdır. Türkiye’nin tarihsel ve kültürel katmanlarını adım adım keşfetmek isteyen gezginler için tasarlanmış kapsamlı bir özel kültür turudur. Zeugma Mozaik Müzesi ile başlayan keşif; Göbeklitepe, Mardin, Diyarbakır, Van, Ani Harabeleri, Erzurum, Sümela Manastırı ve Uzungöl gibi simge duraklarla her gün farklı bir coğrafya, kültür ve çağın kapılarını aralar.
Uzun mesafeler, size özel araç, deneyimli rehberlik ve özenle planlanmış konaklamalar sayesinde konforlu bir keşfe dönüşür. Bu rota; hem bir Doğu Anadolu turu, hem bir Güneydoğu Anadolu turu, hem de Trabzon bitişli özel tur arayan gezginler için Türkiye’nin en kapsamlı ve anlamlı programlarından birini sunar.
1. Gün – Gaziantep’e Varış ve Şehir Turu
Gaziantep Havalimanı’nda karşılanmanızın ardından program başlar. Türkiye’nin gastronomi ve kültür kimliğiyle öne çıkan şehirlerinden Gaziantep, bu yolculuğun ilk durağıdır. İlk ziyaret noktamız, Roma dönemine ait dünyaca ünlü mozaik koleksiyonuna ev sahipliği yapan Zeugma Mozaik Müzesi olur. Burada, antik Zeugma kentinden çıkarılan eserler ve ikonik “Çingene Kızı” mozaiği yakından incelenir.
Müze ziyaretinin ardından Gaziantep Kalesi ve çevresindeki tarihi dokuda kısa bir yürüyüş yapılır. Dar sokaklar, taş yapılar ve geleneksel şehir atmosferi eşliğinde Bakırcılar Çarşısı’na geçilir. Bu bölüm, şehrin zanaat kültürünü ve ticaret geleneğini yakından gözlemleme fırsatı sunar.
Günün sonunda, Gaziantep mutfağının simgelerinden biri olan baklava için İmam Çağdaş veya Koçak’ta kısa bir tadım molası verilir. Konaklama Gaziantep’te yapılır.
Konaklama: Gaziantep – Novotel Gaziantep veya Gaziantep Şirehan Otel
2. Gün – Halfeti Tekne Turu ve Şanlıurfa’ya Yolculuk
Sabah kahvaltısının ardından Gaziantep’ten ayrılarak Fırat Nehri kıyısında yer alan Halfeti’ye doğru yola çıkılır. Baraj suları altında kısmen kalmış yapıları ve sakin atmosferiyle dikkat çeken bu yerleşim, bölgenin en etkileyici manzaralarından birini sunar. Halfeti’de gerçekleştirilecek tekne turu sırasında, yalnızca nehir üzerinden görülebilen tarihi Rumkale ve dik kayalıklar eşliğinde eşsiz bir panorama izlenir.
Tekne turunun ardından rotamız, “Peygamberler Şehri” olarak anılan Şanlıurfa’ya çevrilir. Şehre varışla birlikte, kutsal kabul edilen Balıklıgöl ve çevresi ziyaret edilir. Ardından, şehre hâkim konumdaki Şanlıurfa Kalesi’nden bölgenin panoramik manzarası izlenir.
Akşam saatleri serbest zaman olarak değerlendirilir. Dileyen misafirler, bölgenin kültürel mirasını yansıtan geleneksel Sıra Gecesi programına katılabilir.
Konaklama: Şanlıurfa – Nevali Hotel
3. Gün – Nemrut Dağı Gün Batımı ve Kommagene İzleri
Kahvaltının ardından gün, zengin koleksiyonuyla dikkat çeken Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi ziyareti ile başlar. Neolitik dönemden itibaren bölgenin tarihsel gelişimini yansıtan eserler, ziyaret edilecek antik alanlar için güçlü bir arka plan sunar.
Ardından Adıyaman yönüne doğru yola çıkılır. Kommagene Krallığı’na ait önemli kalıntılardan Karakuş Tümülüsü ve yazıtlarıyla dikkat çeken Arsemia Antik Kenti ziyaret edilir. Bu duraklar, Nemrut öncesinde bölgenin tarihsel bağlamını anlamayı sağlar.
Günün ilerleyen saatlerinde UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Nemrut Dağı’na çıkılır. Zirvede, dev taş heykeller ve anıtsal tümülüs eşliğinde gün batımı izlenir. Dağın zirvesinden görülen manzara, bu yolculuğun en etkileyici anlarından birini oluşturur. Ziyaretin ardından Şanlıurfa’ya dönüş yapılır.
Konaklama: Şanlıurfa – Nevali Hotel
4. Gün – Göbeklitepe, Harran ve Mardin’e Yolculuk
Sabah kahvaltısının ardından ilk durağımız, insanlık tarihine dair bildiklerimizi değiştiren arkeolojik keşiflerden biri olan Göbeklitepe olur. Yaklaşık 12.000 yıl öncesine tarihlenen bu tapınak kompleksi, anıtsal T biçimli dikilitaşları ve sembolik kabartmalarıyla, yerleşik hayata geçiş öncesi döneme ışık tutar.
Ziyaretin ardından rotamız, konik kubbeli kerpiç evleriyle tanınan Harran’a çevrilir. Tarihte önemli bir bilim ve kültür merkezi olan bu yerleşimde, geleneksel mimari ve bölgenin özgün dokusu yakından gözlemlenir.
Öğleden sonra taş işçiliği ve mimarisiyle dikkat çeken Mardin’e doğru yolculuk başlar. Varışın ardından dar sokakları, taş evleri ve teras manzaralarıyla kısa bir yürüyüş yapılır. Gün, Mardin’in kendine has atmosferinde konaklama ile tamamlanır.
Konaklama: Mardin – Gazi Konağı Otel
5. Gün – Mardin, Deyrulzafaran ve Dara Antik Kenti
Bu gün, farklı inanç ve kültürlerin yüzyıllar boyunca bir arada yaşadığı Mardin’in tarihsel mirasını keşfe ayrılır. Sabah saatlerinde şehrin simge yapılarından Ulu Camii ve zarif taş işçiliğiyle öne çıkan Kasımiye Medresesi ziyaret edilir. Ardından Süryani Ortodoks dünyası için büyük öneme sahip olan Deyrulzafaran Manastırı’na geçilir. Manastır, bölgenin çok katmanlı dini ve kültürel geçmişini anlamak açısından önemli bir duraktır.
Öğle molasının ardından rotamız, antik dönemin önemli yerleşimlerinden biri olan Dara Antik Kenti’ne yönelir. Kaya oyma mezarları, sarnıçları ve savunma yapılarıyla dikkat çeken bu alan, Mezopotamya’nın askeri ve ticari geçmişine ışık tutar.
Günün sonunda Mardin’e dönülür. Akşam saatleri, şehrin teraslarından Mezopotamya Ovası’nı izlemek veya yerel lezzetleri deneyimlemek için serbest zaman olarak değerlendirilir.
Konaklama: Mardin – Gazi Konağı Otel
6. Gün – Zerzevan Kalesi, Mithras Tapınağı ve Diyarbakır
Kahvaltının ardından Mardin’den ayrılarak Diyarbakır yönüne doğru yola çıkılır ve Roma’nın doğu sınır garnizonu olan Zerzevan Kalesi ziyaret edilir. Antik ticaret yollarına hâkim bu stratejik yerleşim, ana kayaya oyulmuş ve günümüze kadar korunmuş Mithras Tapınağı ile öne çıkar; Roma askerleri arasında yaygın olan Mithraizm inancına ait nişler ve ritüel izleri bugün hâlâ görülebilir. Alan UNESCO Dünya Mirası Geçici Listesi’nde yer almaktadır.
Ziyaretin ardından Diyarbakır’a doğru yolculuk devam eder. Dicle Nehri üzerindeki tarihi On Gözlü Köprü kısa bir mola noktasıdır. Varışta, UNESCO Dünya Mirası Listesi’ndeki Diyarbakır Surları, sur içi bölge ve İslam dünyasının en eski yapılarından biri kabul edilen Ulu Cami gezilir; tarihi çarşılarda yapılacak kısa yürüyüşle gün tamamlanır.
Konaklama: Diyarbakır – The Green Park Hotel
7. Gün – Malabadi Köprüsü, Nemrut Krater Gölü ve Ahlat
Sabah Diyarbakır’dan ayrılarak doğuya doğru yolculuk başlar. İlk durağımız, Artuklu döneminin mühendislik harikalarından biri olan Malabadi Köprüsü olur. Batman Çayı üzerinde tek kemerli yapısıyla dikkat çeken bu köprü, Orta Çağ taş mimarisinin etkileyici örneklerinden biridir.
Ardından rotamız, volkanik yapısı ve doğal oluşumlarıyla öne çıkan Nemrut Krater Gölü’ne çevrilir. Krater içinde yer alan sıcak ve soğuk su kaynakları, çevresindeki dağ manzarasıyla birlikte bölgenin en dikkat çekici doğal alanlarından birini oluşturur.
Günün son bölümünde, Selçuklu dönemine ait anıtsal mezar taşlarıyla tanınan Ahlat ziyaret edilir. Bu açık hava niteliğindeki tarihi alan, Türk-İslam sanatının özgün örneklerini barındırır. Akşam saatlerinde Van Gölü kıyısındaki Tatvan’a varılır.
Konaklama: Tatvan – Beyaz Köşk Hotel
8. Gün – Akdamar Adası ve Van’a Geçiş
Kahvaltının ardından Van Gölü’nün güney kıyısında yer alan Gevaş’a doğru yola çıkılır. Buradan tekne ile göl üzerinde kısa ve keyifli bir yolculuk yapılarak Akdamar Adası’na ulaşılır. Ada üzerinde yer alan, 10. yüzyıldan kalma Kutsal Haç Kilisesi, taş kabartmaları ve konumuyla bölgenin en etkileyici tarihi yapılarından biridir. Göl manzarası eşliğinde yapılan bu ziyaret, kültür ve doğanın iç içe geçtiği özel bir deneyim sunar.
Ada ziyaretinin ardından tekrar kıyıya dönülür ve Van şehir merkezine geçilir. Günün kalan bölümü dinlenmek, göl kıyısında yürüyüş yapmak veya şehri bireysel olarak keşfetmek için serbest zaman olarak değerlendirilir.
Konaklama: Van – Van Life Hotel
9. Gün – Van Kalesi, Muradiye Şelalesi ve İshak Paşa Sarayı
Sabah saatlerinde Urartu döneminin görkemli mirası olan Van Kalesi ziyaret edilir. Kale üzerinden Van Gölü ve çevresinin panoramik manzarası izlenir. Ardından, bölgeye özgü beyaz kedilerin korunduğu Van Kedi Evi kısa bir ziyaret noktası olur.
Yolculuk, doğal güzelliğiyle öne çıkan Muradiye Şelalesi’nde verilecek mola ile devam eder. Yeşillikler içindeki bu durak, günün doğa ile iç içe bölümünü oluşturur. Günün son ve en etkileyici durağı ise Osmanlı ve Pers mimarisinin izlerini bir arada taşıyan İshak Paşa Sarayı olur. Saraydan, Ağrı Dağı manzarası ve bölgenin tarihi dokusu birlikte izlenir.
Akşam saatlerinde Doğubeyazıt’a varılır.
Konaklama: Doğubeyazıt – Tehran Boutique Hotel
10. Gün – Ani Harabeleri ve Kars Şehir Turu
Kahvaltının ardından Doğu Anadolu’nun geniş bozkırları eşliğinde Kars yönüne doğru yola çıkılır. Yol üzerindeki en önemli durak, UNESCO Dünya Mirası listesinde yer alan Ani Harabeleri olur. Orta Çağ’da İpek Yolu üzerinde önemli bir başkent olan Ani, bugün katedral, kilise, cami ve sur kalıntılarıyla adeta açık hava müzesi niteliğindedir. Arpaçay Kanyonu’nun kenarında konumlanan bu antik yerleşim, tarih ve coğrafyanın etkileyici birlikteliğini sunar.
Ani ziyaretinin ardından Kars şehir merkezine geçilir. Kars Kalesi, geçmişte kilise olarak inşa edilmiş olan Kümbet Camii ve Rus döneminden kalma taş yapılar eşliğinde kısa bir yürüyüş yapılır. Günün kalan bölümü, şehri bireysel olarak keşfetmek veya yerel ürünleri deneyimlemek için serbest zaman olarak değerlendirilir.
Konaklama: Kars – Hotel Katerina Sarayı
11. Gün – Erzurum Tarihi Yapıları ve Taşhan
Sabah Kars’tan ayrılarak yüksek platolar ve dağ manzaraları eşliğinde Erzurum’a doğru yolculuk yapılır. Varışın ardından şehir turu başlar. Anadolu Selçuklu mimarisinin en etkileyici örneklerinden biri olan Çifte Minareli Medrese ilk ziyaret noktamızdır. Ardından Yakutiye Medresesi ve tarihi dokusuyla dikkat çeken Ulu Camii gezilir.
Şehrin geçmişine dair önemli izler taşıyan Erzurum Kalesi görüldükten sonra, Osmanlı döneminden günümüze ulaşan Taşhan’da kısa bir mola verilir. Burada, Erzurum’a özgü Oltu taşı takılar ve yerel el sanatları yakından incelenebilir.
Gün, Erzurum’da konaklama ile tamamlanır.
Konaklama: Erzurum – Ramada By Wyndham Erzurum
12. Gün – Karaca Mağarası, Sümela Manastırı ve Trabzon
Sabah saatlerinde Erzurum’dan ayrılarak Karadeniz’e doğru yolculuk başlar. Yol üzerinde, sarkıt ve dikit oluşumlarıyla ünlü Karaca Mağarası ziyaret edilir. Doğal renkleri ve jeolojik yapısıyla mağara, bölgenin en dikkat çekici doğal oluşumlarından biridir.
Ziyaretin ardından rotamız, Altındere Vadisi içinde yer alan efsanevi Sümela Manastırı’na çevrilir. Kayalıklar üzerine inşa edilmiş bu tarihi yapı, konumu ve freskleriyle yüzyıllardır bölgenin simgelerinden biridir. Vadi manzarası eşliğinde yapılan ziyaret, doğa ve tarihin iç içe geçtiği etkileyici bir deneyim sunar.
Günün son bölümünde Trabzon şehir merkezine varılır ve konaklama yapılır.
Konaklama: Trabzon – Zorlu Grand Hotel
13. Gün – Uzungöl Gezisi ve Trabzon’dan Ayrılış
Turun son gününde yönümüz, Karadeniz’in doğasıyla özdeşleşmiş Uzungöl’e çevrilir. Dağların ve ormanların arasında saklı bu göl, yolculuğun son etabında sakinlik ve dinginlik hissi sunar. Göl çevresinde yapılacak yürüyüş sırasında ahşap evler, sisli yamaçlar ve suyun yansıttığı manzara, Karadeniz’in karakterini yalın bir şekilde hissettirir.
Öğle yemeği ve çevre gezilerinin ardından, uçuş saatinize göre Uzungöl’den Trabzon Havalimanı’na hareket edilir. Mezopotamya’dan Doğu Anadolu’ya, oradan Karadeniz’e uzanan bu rota boyunca üç bölgeyi tek bir turla gezip tamamlamanın heyecanı ve tatlı yorgunluğu ile bu özel yolculuğu Trabzon Havalimanı’nda sonlandırıyor, başka bir turda yeniden buluşmak dileğiyle vedalaşıyoruz.
Tur Sonu